Sosyal Medya

kasım/2013
/bülten

PROJE

Zıtlıkların Sentezi

Serpentine Sackler Galeri, Londra’nın en geniş yeşil alanı olan Kensington Bahçeleri’nde yer alan Serpentine’in ikinci sergileme alanı. Zaha Hadid Architects’in restore ettiği klasik bir tuğla yapı The Magazine ile ona yapılan eklentiyi kapsayan Serpentine Sackler Galeri’nin tasarım ekibindeki Türk D103mimarlar İnanç Eray ve Ceyhun Baskın ile görüştük.

Tuğba Demirci: Projenin başlama hikayesinden bahseder misiniz?

İnanç Eray: Serpentine Sackler Galeri, Hyde Park’taki Serpentine Gölü’ne komşu bir alanda konumlanıyor. Parkın idaresinden sorumlu olan Royal Parks yönetimi, atıl bir şekilde duran tarihi The Magazine binasını depo olarak kullanılıyordu. Proje 2009 yılında, The Magazine binasının parka yeniden kazandırılması amacıyla ortaya çıktı.

  1. Yüzyıl ortalarından itibaren ordu cephaneliği olarak kullanılan ve dönemin mimari izlerini taşıyan Magazine’in dönüştürülmesi için bir yarışma açıldı. Zaha Hadid Architects yarışmaya Serpentine Galeri ile katılım gösterdi.

Ceyhun ve benim projeyi yürütmeye başlamamız bu sayede oldu. Magazine binasının restore edilerek bir galeriye dönüştürülmesini ve bir sosyal alan ve kafe olarak hizmet edecek ek bir yapının ilave edilmesini içeren önerimiz yarışmayı kazandı. Bu şekilde süreç başlamış oldu.

Tuğba Demirci: Galerinin temel tasarım fikri hakkında bilgi verir misiniz?

İnanç Eray: Proje tarihi binanın, dönemin ağır ve içine kapalı mimari özelliklerine tezat olarak çağdaş yapı teknolojileriyle üretilen, çok hafif ve transparan bir pavyon ile bütünleştirilmesini amaçlıyor.

Pavyon kelimesi, “kelebek” anlamındaki “papillion” kelimesinin kökünden geliyor. Bu bağlamda tasarlanan ek yapı, peyzaja ve yanında yer alan diğer yapıya adeta bir kelebek edasıyla hafifçe dokunuyor, yerinde olabildiğince şeffaflaşan ve peyzajı yapının içine alan bir imge olarak kendini var ediyor.

Sosyal alanın yapısı, çevresi boyunca sürekliliği olan, yere sadece üç noktada dokunan ve üç boyutta hareket eden merdiven şeklinde çelik kiriş ile hem iç mekanın doğal aydınlatmasını sağlayan hem de yapının üst noktalarını belirleyen beş kolon arasında bir gergi elemanı olan yapısal membran yüzeyden oluşuyor. Bu yüzey, formunu tamamıyla bu gerginin sağladığı matematiksel çözümlemeden alıyor ve çevre kiriş ile kolonlar arasında başka hiçbir bağlantı kirişi olmadan yapının formunu belirliyor. Bu anlamda mimari estetik ile mühendislik gerekliliklerinin birbiri içinde eridiğini söylemeliyim. Yapı çevresince devam eden eğrisel bi cam yüzey, sosyal alanın iç mekan sınırını tanımlıyor.

Tarihi yapı, dönemsel özellikleri mümkün olduğunca korunarak bir sergi alanına dönüştürülüyor. Içerisinde yer alan tonozlu iki ana mekan, farklı sergilere aynı anda ev sahipliği yapacak şekilde düzenleniyor. Merkezde yer alan bu mekanları çevreleyen ve cephaneliği avlusu olarak kullanılan alanın üstü kapatılarak çağdaş sanat sergilerinin yapılacağı bir mekan haline getiriliyor.

Membran yapı tekstili (PTFE), geçici gergi yapılarında sıkça kullanılan bir malzeme. Serpentine Sackler projesindeyse, yapının kalıcı olması hedefleniyordu. Bu nedenle toplam cidar, iki membran yüzey arasında kalan bir başka yalıtım yüzeyi ile tamamlanıyor. Bu anlamda yalıtımı sağlanmış dünyadaki sayılı gergi yapı uygulamalarından biri diyebiliriz.

Tuğba Demirci: Yanında konumlandığı The Magazine ile fiziksel ve sosyal anlamda ne gibi ilişkiler kuruldu?

Ceyhun Baskın: Hyde Park’ın içinde yer alan ve tarihi değeri olan bir binaya komşu bir yapı tasarlarken, yapının bulunduğu çevreyle uyum içinde olması ve işlevlerini yerine getirmesi esas alındı. Bu çerçevede yapıy, tarihi bina üzerinde askıda duracak şekilde form verildi ve yapının park düzlemine etkisi minimum düzeye indirgendi. Böylece parkta yaşayan yarasalar da dahil tüm doğal hayat, pavyonun –ışık, enerji, ses gibi- etkilerinden zarar görmemiş oldu.

İç mekanda ise tarihi binanın tuğla yüzeyi, genel malzeme kontrastını devam ettirmek üzere kurgulandı. Membranın ve kolonların monokrom sadeliği, tuğlanın canlı görünüşüyle zengin bir iç mekan görselliği sundu.

Tuğba Demirci: Proje süreci başlangıcından itibaren nasıl ilerledi?

Ceyhun Baskın: Projemiz 2009 yılında yarışma önerisi olarak başladı. Projenin koruma altındaki binayla ilişkili olması ve yine koruma kapsamındaki bir park içinde yer alması nedeniyle uzun bir süreç geçirdi.

Westminster Belediyesi, İngiliz Mirasi Koruma Kurulu, Royal Parks ve Hyde Park Doğal Hayatı Koruma Derneği'nin yanı sıra 50 farklı sivil toplum kuruluşuyla görüşüldü ve onayları alındı.

Anglosakson sisteminde, tasarım süreci uzun zaman ve konu ile ilgili tüm kişi ve kurumların görüşlerinin alınması süreçlerini içeriyor. Dolayısı ile uzun süre planladığımız ve herkesin onayıyla tasarlanan bir yapı olarak çok kısa sürede hatasız inşa edilerek şehre kazandırılıyor.

Serpentine Sackler Galeri inşaatı 2012 yılında başladı ve geçtiğimiz Eylül ayında açılışı yapıldı. Restorasyon alanıyla birlikte toplam 1400 m2 alana sahip kompleks bir tasarımı olan yapı, projenin detaylı olarak uzun vadede elde edilmesi sayesinde sorunsuz bir inşaat süreci geçirerek bir sene içinde tamamlandı.

Fotoğraflar: inanceray.com

``

Devamını oku »