Sosyal Medya

eylül/2014
/bülten

SERGİ

YAZLIK: Şehirlinin Kolonisi

Kalebodur desteğiyle hazırlanan YAZLIK: Şehirlinin Kolonisi sergisi 5 Eylül'de SALT Beyoğlu'nda açıldı. Türkiye kıyılarındaki yazlık ortamına dair detaylı bir araştırmayı izleyicilere sunan sergi 16 Kasım'a kadar görülebilir.

Sergi hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

4 Eylül Perşembe akşamı gerçekleşen davete katılan mimarlara YAZLIK: Şehirlinin Kolonisi hakkında ilk izlenimlerini sorduk.

Levent Çırpıcı: Bugüne kadar çok da incelenmemiş bir tema üzerinde yoğunlaşması, böyle bir arterde sergilenmesi, hepsini birden düşündüğümde amacına çok uygun bir sergi. Mimari farkındalıkları artırması açısından da çok değerli buluyorum.

Abdi Güzer: Hem kültürel, hem sosyolojik, hem mimari, hem kentsel bir olgu olan yazlık meselesinin tüm bileşenleriyle birlikte yeniden düşünülmesi çok hoş. Serginin içinde salt fiziksel çevre olarak değil, onun içindeki yaşamla, kültürle, kültürel çatışma biçimleriyle tarihten gelen bir süreklilik içinde ele alınmaya ve okunmaya çalışılıyor. Özgün bir araştırmaya dayanıyor; günlükler, notlar, çeşitli ailelerden elde edilmiş kartpostallardan, fotoğraflardan tutun da biriktirilmiş anılara kadar pek çok şey var içinde. Bu noktada üzerine çok şey yapmaya açık bir araştırma zemini tanımlıyor, o açıdan çok zengin.

Burcu Kütükçüoğlu: Enteresan bir sergi olmuş. Türkiye bağlamında tartışılması anlamlı bir konu yazlık. Hem çok eğlenceli hem de büyük problemleri olan bir konu. O yüzden ilginç malzemeler car sergide.

Atilla Kuzu: Türkiye'nin bugüne kadar oluşmuş genel mimari yapısına değerli kronolojik katkı yapıyor. Şimdiye kadar pek değinilmemiş olan yazlık kültürünün nasıl oluştuğu, bugüne kadar nasıl geldiği hem sosyolojik yönden hem de toplum yapısı açısından güzel bir şekilde ele alınmış. Bundan sonra atılacak mimari adımlar açısından da değerli bir çalışma. Sergide emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.

Yeşim Hatırlı: Sergiyi gezdikten sonra şöyle düşündüm: 1900'lü yıllardan bu yana Türkiye'de özellikle sahillerde, kıyıların kullanımında çok radikal değişiklikler olmuş ama öte yandan bazı dokümanlar değişmeyen şeyler olduğunu da gösteriyor. Özellikle merdivenlerin başındaki çift taraflı okunabilir fotoğraflar çok enteresandı. Güzel hazırlanmmış bir sergi olduğunu düşünüyorum. Yeni bir fikir, daha önce ele alınmamış bir konu. Herkesin gezmesini tavsiye ederim, emeği geçenlerin de eline sağlık diyorum.

Cafer Bozkurt: Serginin konusu çok önceleri incelenmiş olsaydı kıyılardaki tahribatlar olmazdı, kıyılar daha iyi kullanılırdı. Kıyılardaki yanlış yapılaşmayı hatırlatması açısından anlamlı bir sergi. Eski dokümanlara baktığınızda daha çağdaş olan kıyı kullanıcılarının bugün aynı olmadığını görüyoruz.

Enis Öncüoğlu: Sergi, yazlık kavramını geçmişten günümüze iyi bir şekilde irdelemiş. Genç arkadaşların elinin değdiği de belli. Yazlık kavramının zaman içindeki gelişimini, fiziksel çevrede yarattığı mekansal arayışları da burada görmek mümkün. Fotoğrafların geçmişte ve bugündeki yansımaları izlenmeye değer.

Cem Sorguç: Sayfiye, yazlık, bunlar benim de çok yabancısı olmadığım bir yaşam hali. Bunun mimariyle hemhal olması hoşuma gitti. Özellikle hiç bilmediğim, bu memleketin duayen mimarlarına ait tekil, mütevazi yapıları burada görmek beni çok memnun etti, özellikle merak uyandırdı. Onlara biraz dikkat kesildim. Muhtemelen hem sergi akabinde hem de daha sonra peşine düşeceğim yapılar olacak. İlk defa gördüğüm şeyler var çünkü, o yüzden kıymetli.

Gül Güven: Biz ailemle hala sergide görüneni yaşamaktayız. Çektiğimiz fotoğrafları biraz soldurursak hemen hemen aynısı diyebilirim. Çünkü 80'lerden gelen bir gelenekle hala her yaz yazlıklarına giderler. Bu fotoğraflar fevkalade nostaljikti. Güzel bir gece geçirdik, çok teşekkür ediyoruz.

Hakan Demirel: Sergiyi bir çok anlamda ilginç buldum. Belli derlemelerin yapıldığı bir dokümantasyon sergisi gibi. İlginç tarafı benim yaşımla da ilişkili. Ziyaret ettiğimiz, gördüğümüz bir çok yapıyı burada biraz ayrışmış halleriyle görüyoruz. Bu sergi çok daha kapsamlı hale dönüştürülebilir. Biraz onun ipuçlarını taşıyor ve ilginç bir başlangıç olarak görüyorum. Bugünlere nasıl gelindiğini, bizi bugünlere taşıyan bazı şeyleri de bulmamızı sağlayacağını düşünüyorum.

Kenan Geyran: Güzel bir envanter çalışması yapılmış Türkiye'deki yazlık evlerle ilgili. Yazlık ev aslında Osmanlının geleneklerinde var. Saraylar eskiden kışlık ve yazlık olarak yapılırdı. Sonra halk da bunu bu şekilde benimsedi ve yazlık ev kavramı oluştu. Hepimizin anılarında vardır yazlık ev hikayelerimiz. Böyle bir kültür oluştu, komşuluklar, dostluklar oluştu. Bunları yansıtan, ortaya koyan, orada kullanıllan mobilyaları, donatı elemanlarını sergileyen bir yapı var bu sergide. Ben zevkle izledim, öğrenecek çok şey var burada.

Sergi ve mimarların görüşlerine dair videoyu buradan izleyebilirsiniz.

Devamını oku »