Sosyal Medya

ekim/2016
/bülten

HABER

Cengiz Bektaş Arşivi Denizli Etkinliği

Salt Araştırma Mimarlık ve Tasarım Arşivi’nin, Kalebodur’un desteğiyle bu yıl başladığı Cengiz Bektaş Arşivi çalışmalarının ilk etkinliği 6 - 8 Ekim tarihleri arasında Denizli’de gerçekleşti.

Işıl Uçman Altınışık ve Burak Altınışık’ın Erhan Berat Fındıklı danışmanlığında hazırladığı ve Mimarlar Odası Denizli Şubesi’nin iş birliğiyle gerçekleşen programda, Cengiz Bektaş’ın kişisel ve mesleki hayatında önemli bir yere sahip olan Denizli’deki yapıları, mimarın katılımıyla gezildi. Mimarlık Haftası’ndaki üç günlük program kapsamında, ayrıca Laodikya, Hierapolis ve Afrodisyas inceleme gezileri düzenlendi.

Etkinliğin ilk gününde mimarın; Babadağlılar Çarşısı, Denizli Merkez Bankası, Halil Bektaş İlkokulu, Boya Basma Apre Fabrikası, Esat Sivri Evi, Denizli Dentaş Otistik Çocuklar Eğitim ve Uygulama Merkezi gibi yapıları Pamukkale Üniversitesi öğrencilerinin de dahil olduğu kalabalık bir grupla gezildi. Her yapıyı mimari açıdan en ince ayrıntılarına kadar anlatan Bektaş, aynı zamanda yapıların şehrin sosyal ve ekonomik gelişim sürecinde aldığı rollerin de altını çizdi.

“Öncelikle insan için tasarlamak gerek. Kendi insanımızı tanımak ve ona göre tasarım yapmak önemli.” diyen Bektaş, kendi yapılarında her zaman için Türk insanının ölçülerine göre çizim yaptığını belirtti. Kendisi için bir diğer tasarım kriterinin ise keskin kenarlardan kaçınmak olduğunu söyleyen mimar, Denizli Merkez Bankası'nda duvar bitişlerinden mobilyalara kadar uyguladığı detayları gösterdi. Babadağlılar Çarşısı'nı tasarlarken ise önemli olanın, burada yapılacak işi ve çalışacak insanı düşünmek olduğunu söyleyerek planlanan dolaşım kurgusunun mekan kullanımı açısından önemini vurguladı. Çok katlı bir alışveriş yapısı olan Babadağlılar Çarşısı'nda asansör ve merdivenlere ek olarak tasarlanan rampa, herkesin çıkabileceği bir eğimle katları birbirine bağlarken, ana amaç dükkanlara mal taşınması için kullanılacak arabaların geçebilmesi olmuş.

Bektaş, mimarın halkından kopmadan tasarlaması gerektiğini anlatırken kısa bir anısını da paylaştı. Yıllar önce Denizli'nin bir köyünde kendisine ne iş yaptığını soran kadına mimar olduğunu söylediğinde, aldığı cevap “Denizli'de Babadağlılar Çarşısı var. Onu gör de mimarlık neymiş anla!” olmuş. Bektaş, bu anıyı bir mimarın yaşayabileceği en güzel anlardan biri olarak tanımladı. Ayrıca, bir mimarın arkasında durabildiği işler üretmesinin ne kadar önemli olduğunu da belirten mimar, yıllar önce her yapının üzerine mimarının adının yazılması üzerine bir öneri sunduğunu, ancak bu önerinin reddedildiğini söyledi. Projelerini ilk günkü heyecanı tekrar yaşayarak anlatan Bektaş, Denizli Merkez Bankası'nda yapılan tadilatlar, Hacı Bektaş Veli Okulu'nda en ince detayına kadar planlanmış kütüphanenin boş bırakılmış hali, şu an kullanılmayan Boya Basma Apre Fabrikası'nın terk edilmişliği karşısında ise üzüntüsünü gizleyemezken, kendisine danışıldığı takdirde her zaman için yardıma hazır olduğunun da altını çizdi.

İlk günün son durağı olan Denizli Dentaş Otistik Çocuklar Eğitim ve Uygulama Merkezi'nde ise işveren-müellif-yüklenici etkileşimi temelinde mimarlığı izlemek başlıklı bir panel düzenlendi. Mimarlar Odası Denizli Şubesi Başkanı Suat Bilgi ile Salt Araştırma ve Programlar Yöneticisi Meriç Öner'in de ön konuşmalarıyla katıldıkları, Işıl Altınışık ve Burak Altınışık'ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde Cengiz Bektaş, Esat Sivri, Mustafa Kaynak, Ali Abalıoğlu, Murat Erdem, Salih Koza bir araya geldi.

Programın ikinci ve üçüncü gününü kapsayan Laodikya, Hierapolis ve Afrodisias gezilerinde ise antik Anadolu medeniyetlerinden Denizli’nin bugününe; yerleşim yerlerinin, mimarinin ve kültürün oluşumu ve dönüşümü üzerine konuşuldu. Arkeolojik kazıların, geçmişi tanımanın önemini vurgulayan Bektaş, bir mimarın proje yaptığı toprağın altında neler olduğunu bilmesi gerektiğini söyleyerek mimarlık öğrencileri için kazılarda çalışmanın kazandırdıklarından bahsetti. Arkeoloji ve mimarlığın birbirine öğreten ve yardım eden bir ilişki içinde olduğunu söyleyerek kazı alanlarında bu anlamda kurulan işbirliklerinden bahsetti. Etkinlik, Afrodisias Müzesi ile mimarın müze için tasarladığı ek yapının gezilmesiyle son buldu.

Fotoğraflar: © Ertunç Öner

Sitemizde sunulan özelliklerin ve sitenin işleyişi için bazı çerezlerin kullanılması teknik olarak zorunludur. Diğer bazı çerezler de sitemizi geliştirmek ve bizim tarafımızdan veya yetkili hizmet sağlayıcılarımız tarafından size ilgi alanınıza göre reklamların sunulması amacıyla kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için Çerez Politikası metnini inceleyebilirsiniz.

×