İkisi kapalı olmak üzere dört spor sahasından oluşan komplekste dojo, ağırlık salonu ve topluluk kullanımına ayrılmış odalar, basit bir hacme ve beyaz metal bir kabuğa sahip bir binada yer alıyor.
Spor merkezinin mimari tasarımında, öncelikli olarak sosyo-ekonomik meseleler ayrıntılı bir şekilde incelenirken spor ve kullanıcıları bu tasarımda ikincil konumda olmuş.
Bina, briket bölme duvarlar, geri dönüştürülmüş alüminyum giydirme cepheler, havalandırma kanalları ve akustik baffle’lar gibi ham ve dayanıklı malzemelerden inşa edilmiş. Dışta beyaz, içte koyu mavi bir metal yapı ile örtülen bina, kapsayıcı yapılardan kaçınarak örtüyle içeriğin arasındaki ayrımın önemini vurgulayan bir mimari anlayışı temsil ediyor.
Bina basit gri bir briket duvarın arkasında kaybolurken tüm spor sahaları beyaz metal bir ağla korunurken tüm kompleksin net ve sade tonu, tesisin kendisinden ziyade sahanın aktivitelerini ön plana çıkarıyor.
Fotoğraf: Clement Guillaume