Bölümdeki ilk proje, Pablo Senmartin tarafından tasarlanan Solar House. Arjantin’de yer alan 1850 metrekarelik araziye sahip konutta, doğayla iç içe bir tasarım yapılmış. Bu doğrultuda yapının bulunduğu bölgeden elde edilen malzemeler inşaatın temelini oluşturmuş. Ormanlık bölgede nemin yüksek olmasından dolayı konutta birçok açık alan kullanılmış. Aynı zamanda odaların her birine güneş ışığının direkt ulaşımı sağlanmış.
Badie Architects tarafından tasarlanan ve Kahire’de yer alan Esca Cueva Restoranı, bölümün ikinci projesi. Ortadoğu Bar ve Restoran tasarımları ödülüne aday gösterilen tasarım kapsamında, bir renovasyon projesi gerçekleştirilmiş. Kadın bedeninden alınan ilhamla, tasarımda organik geçişlere ve kıvrımlara yer verilmiş.
Üçüncü proje olan Shadowbox Residence ise The Ranch Mine tarafından tasarlanmış ve Montana’da yer alıyor. Kanada sınırına yakın ormanlık alanda inşa edilen evde, doğa ve lüks iç içe tasarlanmış. Evin en dikkat çeken dokunuşlarından siyah film kaplı camlar, yakındaki ormandan yansıyan gölgelerle kontrast oluşturmuş.
Farming Architects tarafından tasarlanan dördüncü proje Urban Farming Home, Thu Dau Mot City’de yer alıyor. Endüstri merkezi haline gelen şehirde, yeşil ve halka açık alanlar bir hayli azalmış durumda. Bu doğrultuda, hem yeşil alan barındıran bir yapı yaratılmış hem de kontrolsüz şehirleşme sorununa dikkat çekilmiş. Binanın ortasında yer alan ağaçlar ise doğal yaşamın sürekliliğine verilmesi gereken önemi vurgulamış.
Foster + Partners, 6 Şubat depremlerinden en çok etkilenen ilimiz olan Hatay için tasarladığı projeyi açıkladı. %80’i harap olmuş Antakya bölgesine odaklanan projedeki temel amaç, tarihi bir öneme sahip Antakya bölgesini deprem öncesi karakterine kavuşturmak. Tasarımın ilk halinde dikkat çeken nokta ise “güvenli bölgeye inşaat.” Önümüzdeki bölümlerde de bu tasarım ile ilgili gelişmeler oldukça aktarmaya devam edeceğiz.